İçimizdeki Tanrıça

Kategori: Kitap Önerileri | 0

Ben bir “demeter” yani anaların tanrıçası olan bir anneden doğdum. Fedakar, çocuğunun tüm ihtiyaçlarına her durumda her koşulda yetişen (biz 5 kardeşiz, hepimize eksiksiz yetişti) kendini unutan, kendini unuttuğu için bir an olsun hayıflanmayan, anneliği gerçekten kutsallık, anlayış ve şefkat üzerine kurmuş olan kadınlardır Demeter tanrıçaları. (Türkiye’de analığın kutsallığı bereket topraklarında oluşumuzdan. Yani Anadolu’dan gelir.) Bir klasik olarak anne kız çatışması yaşadık yıllarca, biz ona sesimizi yükselttik ama o yükseltmedi. Bir türlü anlaşamadık aslında ama sevgisini hep hissettik. Ben küçükken süslenmeye, sanata oyuna meraklı tam Afrodit çocuğu iken üniversite ve kariyer süreci ile birlikte Athenalığa-yani zihne önem veren, tek başına savaşabilen, duygularını unutabilen, kadın devrimlerinin mimarı Athena’ya- döndüm. Son yıllarım ise ay burcu balık olmaktan mütevellit psişik güçlerimle tanıştırdı beni. Mistik olanı çok sevdim hala severim. İçimdeki Persefon tanrıçasıydı bu. Ağlattı ve tüm gerçekleri hissetmemi sağladı. En uzak olduğum iki tanrıca vardı biri Demeter. Yani annem. Anlayamıyordum onu. Bir de Hera…Hera ise evliği ve kariyeri aynı anda isteyen,yürütenve evlilikle birlikte kocasıyla ortak olmayı iddia eden tıpkı Persefon gibi gücü seven ama Persefon’un aksine maddi gücü isteyen tanrıça… Ah şimdi bu ikisi ile tanışmaya çalışıyorum ve bu sabah içime bu mesaj doğdu ve anne kızı resmettim. Annemin mesajıydı bu bana…Anladım yani en azından şimdilik anladığımı düşünüyorum. Beni hep koruyup kollayn köklerim bana sevgiyi sonsuz cömertliği ve anlayışı öğretmeye çalışıyormuş. Umarım doğru anlamışımdır Anne❤ 

Mitolojiye, psikolojiye ve mistik olana merak duyuyorsanız Roger Woolger’ın İçimizdeki Tanrıça kitabında tüm bu tanrıça tipleri var. Hatta hayalim odur ki bir gün kadınlar bir araya gelelim ve tanrıçalarımızı konuşalım. Ben çalışıyorum üzerinde hadi siz de çalışın, buluşalım.

Bu sabah ki ulvi mesajımı da şuraya yazayım: Daha az kork daha çok sev…

Sevgiler.

N.

***

Bir önceki paylaşımda bahsettiğim ve kendi tanrıça çarkımı analiz edip ilham aldığım kitap bu kitap. Mesele bir tanrıçanın güçlü olması değil içimizdeki tüm tanrıçaları konuşturabilmek. Kuvvetle muhtemelen feminizmin açılması gereken nokta da burası olacak. Feminizm denilince ürken demetlerler ve heralar ve afroditler artık daha çok anlaşılmayı bekliyorlar. Okuyalım… zihnimizin girilmemiş kıvrımlarına ışık tutalım.

Ayrıca bir önceki yazımda Artemis’i unutup hiç konuya dahil etmemem de yüz puan :)) Artemis doğada kendi başına avcılık yapabilen Tanrıça. 🐾

Kitabın arka kapağından;


“Bu kitap kadınlar için ama yalnızca kadınlar tarafından değil, erkekler tarafından da okunması için yazıldı. Athena, Artemis, Afrodit, Hera, Persefon ve Demeter bu kitap ile yalnızca mitolojik karakterler olmaktan çıkıp nitelikleri sizin ve hayatınızdaki bütün kadınların davranış, düşünce ve tercihlerinde sürülebilen arketipler haline gelecek. Kişiliğinizde hangi tanrıça enerjisinin baskın ve hangisinin zayıf olduğunu belirleyin ve dönüşün!”

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir